Susadın mı çocuk
Bilirim bir ırmaktır gözlerin
Ağlamak susuzluğunu giderir mi
Çorak topraklara bereketi getirir mi
Acıktın mı çocuk
Bilirim cepsiz bir şalvardır giydiğin
İnceliğin gözükmesin diye boldur gömleğin
Bin yıllık esmerlikle bakarsın güneşe
Güneş aşını pişirir mi
Hastalandın mı çocuk
Gördün demek hastane kapılarını
Memurların kırbaçlayan sesini duydun
Derdini anlatamadan ağır aksak döndün mü yoksa
Yoksa sevdiğini bir kez olsun kucaklayamadan öldün mü
Her gün yeniden yeniden
doğdun mu başka başka yüzlerde
Okudun mu çocuk
Yoksa köşe bucak kaçtın mı öğretmeninden
Dilini konuştuğun için seni dövdüğünden
Bilirim sende kurşunlanmış bir alfabedir ağıtlar
Soluğun susar
Sen susmazsın
Sevdalandın mı çocuk
Yarin yüzü gibi berrak
Gözleri gibi güzel derinliklere
Ve alıp başını bir uçurtma gibi
tel örgülerin demir parmaklıkların eleğinden
geçirip de gözlerini gökyüzüne
özgür ve güzel günlere
uçtun mu çocuk
Yağmur olup halkının toprağına bereket gibi
düştün mü çocuk
Devrim olup
doğdun mu yoksa
Özgür Irmak