Sürü

                                                                                                                     Özen Demir

Senaryosunu YILMAZ GÜNEY'in, müziğini Zülfü Livaneli'nin, yönetmenliğini Zeki Ökten'in yaptığı SÜRÜ türk sinemasının en çok uluslararası ödül alan filmidir.

Kısaca filmi anlatmak gerekirse, film 1978 yılında Siirt'in Kurtalan ilçesinde geçiyor. Veysikanlar ve Halilhanlar kan davası sonucu birbirine düşman iki ailedir. Bu düşmanlığın son bulması için Halilhanlar'ın kızı Berivan'ı Veysikanlar'ın oğlu Şivan'a verirler, ancak barış kısa sürmüş, düşmanlık son bulmamıştır.

Bu düşmanlığa rağmen Şivan ve Berivan birbirlerini çok sever ve mutlu olmaya çalışırlar; fakat ilk çocukları ölü doğmuş, ikinci çocukları düşmüş, üçüncü çocukları ise doğduktan sonra ölmüştür. Şivan'ın babası Hamo ise, Berivan'ın çocuklarını bilerek öldürdüğünü , Veysikanlar'ın düşmanı olduğunu ileri sürer ve Berivan'ı suçlar; Berivan'ın cevabı ise uzun süren sessizliğidir. Hamo Berivan'ı istemez ve O'nu düşman görür. Oysa Şivan karisini sever ve hasta olduğu için çocuklarının öldüğünü; Berivan'ın bir suçu olmadığını anlatır durur babasına. Kalıplaşmış bu gerici, yanlış tutuma karşı mücadele eder.

Ankara'ya sürü yü götürmek için yola koyulurlar. Hamo için aşirete kışı geçirtmek düşüncesinden başka bir şey ifade etmeyen Ankara; bir kurtuluş, bir umuttur Şivan ve Berivan için. Sınıfsal çatışmanın yoğun olduğu, çıkarcı, torpil olmaksızın hiç bir şeyin yapılmadığı bu koca şehir de umutlarına cevap vermemiştir bu gencecik iki insanin.

Rüşvetçi memurundan hırsızına, türkü söylediği için mahkum edilen devrimcisinden iyi kalpli insanlarına kadar o dönemin koşullarını ve ülkenin nereye doğru gittiğini seyirciye en güzel biçimde göstermiştir SÜRÜ . Hamo'nun da dediği gibi ´eskiden eşkıyaları dağlarda bilirdik, şimdi düzdekiler eşkıyanın piri olmuşlar..´ insanlığın gitgide nasıl yozlaştığını, çıkarın her şeyin önüne geçmeye başladığını ve tarım- hayvancılığın tükenmekte olduğunu yıllar öncesinde bu denli güzel anlatılmasında oyuncuların payı da azımsanamaz. Tarık Akan (Şivan), Melike Demirağ (Berivan), Tuncel Kurtiz (Hamo), Yaman Okay (Abuzer) ve diğer tüm oyuncularla senaryo bütünleşmiş, kompozisyon tam olarak oluşturulmuştur.

Senaryosunu uzun süren bir hapislik sürecinde yazan YILMAZ GÜNEY en zor şartlar altında bile sinemaya emek vermekten vazgeçmemiş, sinemacı kimliğinden hiç uzaklaşmamıştır. Bunun yanı sıra o dönemin koşullarını ve yasaklarını da düşününce bu filmin her sahnesinin emek koktuğu da anlaşılıyor. Tüm bunları ürettiği ve bizlere sunduğu için O´na sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum… Seyredilmeye değer bir film sürü..